Doğu Akdeniz’de Enkizisyonel Coğrafya: Kıyıdaş Olmayan Adaların 'Kapatılma Etkisi' ve Uluslararası Yargı İçtihatları Işığında Meis-Kıbrıs Hattının İncelenmesi

Özet
Bu çalışma, 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (BMDHS) hükümleri ile Uluslararası Adalet Divanı’nın (UAD) emsal kararları ışığında, kıyıdaş olmayan veya açıkta yer alan adaların kıta sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) sınırlandırmasındaki hukuki konumunu ve ana kara kıyıları üzerindeki "kapatılma etkisini" (cut-off effect) incelemektedir. BMDHS Madde 74/1 ve 83/1 hükümleri uyarınca çakışan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasında nihai hedef "hakkaniyetli bir çözüme" (equitable solution) ulaşmaktır. UAD’nin Karadeniz Sınırlandırması (Romanya v. Ukrayna, 2009) davasında uyguladığı yerleşik üç aşamalı metodolojide, Ukrayna’ya ait Yılan Adası’na karasuyu ötesinde MEB ve kıta sahanlığı etkisi tanınmamış; adanın etrafı 12 mil karasuyu ile sınırlandırılarak Romanya ana kara kıyılarının denizsel uzantısının kesilmesi önlenmiştir. Benzer şekilde Karasal ve Denizsel Uyuşmazlık (Nikaragua v. Kolombiya, 2012) kararında, Kolombiya adaları 12 deniz milli karasuyu sınırları içinde enklav edilerek Nikaragua ana karasının kesintisiz deniz projeksiyonu korunmuştur.
Bu içtihat hattı Doğu Akdeniz’deki Meis-Kıbrıs eksenine uyarlandığında; Anadolu ana karasına 2 km, Yunanistan ana karasına ise 580 km mesafedeki mikro ölçekli Meis Adası’na tam etki tanınması, Türkiye’nin geniş kıyı projeksiyonunu tamamen kapatmakta (cut-off effect) ve ağır bir orantısızlığa yol açmaktadır. Ayrıca bağımsız bir ada devleti olan Kıbrıs’ın batı sahillerinin Türkiye-Mısır ana kara sınırlandırma hattını kesmesi ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) tek taraflı ilan ettiği 1, 4, 5, 6 ve 7 numaralı parsellerin Türkiye'nin kıta sahanlığı ile çakışması, Libya v. Malta (1985) kararı ve orantılılık ilkesi gereğince ana karaların coğrafi üstünlüğünü sakatlayan uygulamalardır. Çalışma, yarı kapalı deniz niteliğindeki Doğu Akdeniz’de adaların otomatik olarak tam etki alamayacağını ve sınırlandırmada ana karaların kıyı projeksiyonunun esas alınması gerektiğini ortaya koymaktadır.
Anahtar Kelimeler: Deniz Hukuku, BMDHS, Kapatılma Etkisi (Cut-off Effect), Uluslararası Adalet Divanı, Meis Adası, Kıbrıs, Doğu Akdeniz.
Abstract
This study examines the legal status of non-coastal or offshore islands in the delimitation of the continental shelf and the Exclusive Economic Zone (EEZ), as well as their "cut-off effect" on mainland coastal projections, under the provisions of the 1982 United Nations Convention on the Law of the Sea (UNCLOS)[1] and the established jurisprudence of the International Court of Justice (ICJ)[4][5]. Pursuant to Articles 74(1) and 83(1) of UNCLOS, the primary objective of maritime delimitation is to achieve an "equitable solution". Applying the three-stage delimitation methodology codified in *Maritime Delimitation in the Black Sea (Romania v. Ukraine, 2009), the ICJ accorded no effect to Ukraine's Serpents' Island beyond its 12-nautical-mile territorial sea, thereby preventing the improper curtailment of Romania's mainland maritime entitlement. Similarly, in Territorial and Maritime Dispute (Nicaragua v. Colombia, 2012), Colombian insular features were enclaved within 12-nautical-mile territorial sea limits to safeguard Nicaragua’s uninterrupted 200-nautical-mile coastal projection.
Adapting these legal principles to the Meis (Kastellorizo)Cyprus axis in the Eastern Mediterranean reveals that attributing full continental shelf and EEZ rights to Meis situated merely 2 km from the Anatolian mainland and 580 km from the Greek mainland results in a severe cut-off effect on Tu
rkey's extensive mainland coastline and generates gross disproportionality. Furthermore, the projection of Cyprus’s western coasts cutting off the Turkey–Egypt mainland delimitation line, alongside the territorial overlaps generated by the unilateral offshore blocks (Blocks 1, 4, 5, 6, and 7) declared by the Greek Cypriot Administration, directly undermines the geographical primacy of mainlands and contravenes the equity and proportionality principles reflected in precedents such as *Libya v. Malta (1985)*. Ultimately, the paper confirms that offshore islands cannot automatically generate full maritime zones at the expense of mainland coasts in semi-enclosed seas.
Keywords: Law of the Sea, UNCLOS, Cut-off Effect, International Court of Justice, Kastellorizo (Meis), Cyprus, Eastern Mediterranean.
Dosyanın tamamı için linke tıklayabilirsiniz
.png)


Yorumlar