top of page

TÜRKİYE'NİN AKDENİZ STRATEJİSİ

  • Yazarın fotoğrafı: JeoKıbrıs
    JeoKıbrıs
  • 22 Ağu
  • 4 dakikada okunur

Özet

Akdeniz, tarihsel süreç boyunca küresel ticaret yollarının, medeniyetler arası etkileşimin ve jeopolitik çatışmaların merkez üssü olmuştur. 21. yüzyılın ilk çeyreğinde Doğu Akdeniz havzasında keşfedilen hidrokarbon rezervleri, bölgeyi yeniden uluslararası güç mücadelesinin odak noktasına taşımıştır. Türkiye Cumhuriyeti, değişen bölgesel dinamikler, çevreleme girişimleri ve enerji güvenliği gereksinimleri doğrultusunda Akdeniz stratejisini yeniden yapılandırmıştır. Bu çalışma, Türkiye'nin Akdeniz stratejisini; "Mavi Vatan" doktrini, deniz yetki alanlarının sınırlandırılması hukuku, enerji jeopolitiği, askeri caydırıcılık kapasitesi ve çok taraflı diplomasi ekseninde APA 7 standartlarına uygun bir akademik çerçevede incelemektedir. Çalışmada, Türkiye'nin salt reaktif bir savunma refleksinden ziyade proaktif, çok boyutlu ve caydırıcı bir deniz stratejisine geçiş süreci kuramsal ve ampirik boyutlarıyla ele alınmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Türkiye, Akdeniz, Doğu Akdeniz, Mavi Vatan, Deniz Yetki Alanları, Enerji Jeopolitiği, Deniz Güvenliği.

1. Giriş

Soğuk Savaş sonrası uluslararası sistemin tek kutupluluktan çok kutupluluğa evrilmesi, bölgesel güvenlik komplekslerinin önemini artırmıştır (Buzan & Wæver, 2003). Bu dönüşümün en somut tezahür ettiği coğrafyalardan biri olan Akdeniz, yalnızca kıyıdaş devletler arasındaki sınır anlaşmazlıklarının değil; aynı zamanda küresel aktörlerin etki alanı rekabetinin sahnesi haline gelmiştir. 2000'li yılların başından itibaren Doğu Akdeniz'de (Levant Havzası ve Nil Deltası açıkları) keşfedilen zengin doğal gaz yatakları, bölgedeki dengeleri kökten sarsmıştır.

Türkiye, 8.333 kilometrelik kıyı şeridi ve en uzun Doğu Akdeniz kıyısına sahip aktör olmasına rağmen, Sevilla Haritası gibi maksimalist projeksiyonlarla kıyılarına hapsedilme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır (Yaycı, 2020). Bu baskılara karşı Ankara, deniz vizyonunu köklü bir paradigma değişimine uğratarak "Mavi Vatan" kavramı etrafında proaktif ve egemenlik haklarını tavizsiz savunan yeni bir Akdeniz stratejisi inşa etmiştir.

2. Kuramsal ve Jeopolitik Çerçeve

Türkiye’nin Akdeniz stratejisinin analizi, uluslararası ilişkiler disiplinindeki Neorealist ve Jeopolitik kuramlar zemininde açıklanabilir. Mearsheimer’ın (2001) "saldırgan realizm" kavramsallaştırmasında belirttiği üzere, anarşik uluslararası sistemde devletler beka ve güvenliklerini maksimize etmek adına güç projeksiyonu geliştirmek zorundadır. Mahan’ın (1890) deniz gücü teorisi ise deniz hakimiyetinin küresel güç olmanın vazgeçilmez ön koşulu olduğunu savunur.

Türkiye’nin Akdeniz'deki hamleleri, deniz yetki alanlarını yalnızca askeri bir savunma hattı olarak değil, aynı zamanda ekonomik bağımsızlığın ve egemenliğin ayrılmaz bir uzantısı olarak gören deniz jeopolitiği anlayışına dayanmaktadır (Gürdeniz, 2021).

3. Türkiye’nin Akdeniz Stratejisinin Temel Sütunları

                         TÜRKİYE'NİN AKDENİZ STRATEJİSİ
                                      │
         ┌────────────────────────────┼────────────────────────────┐
         │                            │                            │
   Hukuki ve Doktriner          Enerji ve Jeoekonomi          Askeri ve Caydırıcılık
  • Mavi Vatan Kavramı        • Sismik ve Sondaj Filosu      • MİLGEM & İHA/SİHA
  • Hakkaniyet İlkesi         • Enerji Merkezi Vizyonu       • Sürekli Deniz Varlığı
  • Libya MEB Mutabakatı      • Boru Hattı Güzergahları      • Güç İntikali Kapasitesi

3.1. "Mavi Vatan" Doktrini ve Deniz Yetki Alanları

Mavi Vatan; Türkiye’nin Karadeniz, Ege ve Akdeniz’deki karasuları, kıta sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) iddialarını kapsayan yaklaşık 462.000 kilometrekarelik deniz alanını ifade eder.

Türkiye, 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne (BMDHS) taraf olmamakla birlikte, uluslararası örfi deniz hukukunun temel taşlarından olan "Hakkaniyet İlkesi" (Equitable Principles) ve "Kıyıların Uzunluğu Orantılılığı" ilkelerine dayanmaktadır (Erciyes, 2020). Türkiye'nin tezine göre:

  • Adalar, anakaralar gibi otomatik olarak tam kıta sahanlığı veya MEB oluşturamaz; özellikle anakaraların karşısında yer alan veya ters tarafta kalan küçük adaların deniz yetki alanları sınırlandırılmalıdır.

  • Meis (Kastellorizo) Adası gibi Anadolu anakarasına 2 km, Yunan anakarasına 580 km mesafede bulunan 10 km²'lik bir adaya 40.000 km² deniz alanı tanınması uluslararası içtihatlara (Uluslararası Adalet Divanı kararları) aykırıdır (Başeren, 2010).

3.2. Enerji Jeopolitiği ve Arama-Sondaj Hamlesi

Doğu Akdeniz’deki Tamar, Leviathan, Afrodit ve Zohr sahalarındaki gaz keşifleri, Türkiye’yi kendi yerli hidrokarbon arama filosunu kurmaya yöneltmiştir. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) envanterine katılan sismik araştırma (Oruç Reis, Barbaros Hayreddin Paşa) ve derin deniz sondaj gemileri (Fatih, Yavuz, Kanuni, Abdülhamid Han), Türkiye’ye dışa bağımlı olmadan bağımsız arama faaliyeti icra etme kabiliyeti kazandırmıştır (Pamir, 2021).

3.3. Askeri Caydırıcılık ve Güç İntikali

Stratejinin savunma sanayii ayağında Türk Deniz Kuvvetleri, MİLGEM (Milli Gemi) projesi, amfibi hücum gemisi TCG Anadolu, denizaltı modernizasyonları ve İHA/SİHA (Bayraktar TB2, ANKA, Aksungur) entegrasyonu ile bölgedeki operasyonel menzilini genişletmiştir. Mavi Balina, Doğu Akdeniz ve Denizkurdu gibi tatbikatlar, stratejinin fiili caydırıcılık boyutunu desteklemektedir.

4. Bölgesel Dinamikler, İttifaklar ve Krizler

Girişim / Anlaşma

Dahil Olan Aktörler

Türkiye’nin Tutumu ve Stratejik Karşı Hamlesi

Sevilla Haritası

İspanya (AB Projesi), Yunanistan, GKRY

Yok hükmünde sayıldı; kıta sahanlığı koordinatları BM'ye bildirildi.

Doğu Akdeniz Gaz Forumu (EastMed Gas Forum)

Mısır, İsrail, GKRY, Yunanistan, Ürdün, İtalya, Filistin

Türkiye'yi dışlayan yapıya karşı diplomasi ve sondaj varlığıyla yanıt verildi.

EastMed Boru Hattı Projesi

Yunanistan, GKRY, İsrail

Fizibilite ve maliyet yetersizliği vurgulandı; ABD desteğini çekince fiilen çöktü.

Türkiye-Libya MEB Mutabakatı (2019)

Türkiye, Libya UMH

Doğu Akdeniz'de batı sınırını çizerek Yunanistan-GKRY hattını kesti.

4.1. Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanları Mutabakatı (2019)

27 Kasım 2019 tarihinde Türkiye ile Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası, Türkiye'nin Akdeniz stratejisinde jeopolitik bir kırılma noktasıdır (Yaycı, 2020). Bu anlaşma ile:

  1. Türkiye’nin Akdeniz’deki batı sınırları tescil edilmiştir.

  2. Yunanistan ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasındaki deniz bağlantı hattı kesilerek planlanan EastMed boru hattı projesinin Türkiye’nin onayından geçmeksizin inşası hukuken imkansız kılınmıştır.

4.2. Normalleşme Süreçleri ve Rasyonel Diplomasi

2020 sonrasında yaşanan gerilimlerin ardından Türkiye, tek taraflı askeri-güvenlik odaklı stratejisini çok boyutlu diplomasiyle desteklemeye başlamıştır. Mısır, İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri ile başlatılan diplomatik normalleşme adımları ve Yunanistan ile yürütülen pozitif gündem süreçleri, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki diplomatik izolasyon riskini bertaraf etmeyi amaçlamıştır (Kardaş, 2022).

5. Sonuç

Türkiye’nin Akdeniz stratejisi; salt savunma eksenli bir sahil güvenliği yaklaşımından, açık denizlerde etkinlik kurabilen, egemenlik haklarını uluslararası hukuk ve askeri caydırıcılıkla koruyan proaktif bir deniz jeopolitiğine dönüşmüştür.

"Mavi Vatan" yaklaşımı, Türkiye’nin hidrokarbon kaynaklarına erişim arayışının ötesinde, 21. yüzyılda bölgesel bir güç ve küresel bir aktör olma iddiasının temel sütunudur. Gelecek projeksiyonunda Türkiye'nin Akdeniz stratejisinin başarısı; askeri caydırıcılığın korunması, kıyıdaş devletlerle hakkaniyete dayalı ikili/çok taraflı diplomatik kanalların açık tutulması ve enerji koridoru işlevinin rasyonel biçimde kurumsallaştırılmasına bağlı kalacaktır.

Kaynakça

Başeren, S. H. (2010). Doğu Akdeniz deniz yetki alanları uyuşmazlığı. TÜDAV Yayınları.

Buzan, B., & Wæver, O. (2003). Regions and powers: The structure of international security. Cambridge University Press. https://doi.org/10.1017/CBO9780511491252

Erciyes, Ç. (2020). Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanlarının sınırlandırılması ve Türkiye’nin hukuki tezleri. Uluslararası Hukuk ve Politika, 16(61), 1–28.

Gürdeniz, C. (2021). Mavi Vatan’ın jeopolitiği: 21. yüzyılda Türkiye’nin deniz jeostratejisi. Kırmızı Kedi Yayınevi.

Kardaş, Ş. (2022). The transformation of Turkey’s foreign policy: The case of the Eastern Mediterranean. The International Spectator, 57(1), 18–35. https://doi.org/10.1080/03932729.2021.2018598

Mahan, A. T. (1890). The influence of sea power upon history, 1660–1783. Little, Brown and Company.

Mearsheimer, J. J. (2001). The tragedy of great power politics. W. W. Norton & Company.

Pamir, A. N. (2021). Doğu Akdeniz enerji jeopolitiği ve Türkiye’nin arama stratejileri. Enerji Politikaları Dergisi, 5(2), 85–112.

Yaycı, C. (2020). Doğu Akdeniz’in paylaşım mücadelesi ve Türkiye. Kırmızı Kedi Yayınevi.

Yorumlar


bottom of page