RUSYA KRİZİNİN ÇİN VE AVRUPA'YA ETKİSİ
- Hasan Bülbül
- 22 Kas 2022
- 2 dakikada okunur
Ukrayna-Rusya krizinin başına döndüğümüzde Avrupa aslında hızlı bir zafer kazanacağını umuyordu. Amerika her iki tarafı körükleyici hamleler yaparak olayın siyasi arenada daha sert üsluba dönmesine vesile oldu. Avrupa istediğini alamadı, Amerika ise Avrupa üstünde ki oyununu oynayıp köşesine çekildi. Bu savaşta kuşkusuz kaybeden masum siviller oldu.
Ukrayna, Dugin'in de belirttiği gibi özel ve uç noktada bunun için her zaman denetimde olmalı, bağımsızlığı ihanettir. Putin hocası Dugin'in fikirlerini ve önerilerini dikkate alarak bu yönde politikalar belirledi. Ukrayna işgal edildi ve asker-sivil fark etmeksizin bombalandı. Putin için bu bir güvenlik adımı olsa da gerçekte bu bir savaştı. Avrupa bu savaşa karşı diyalog ve çözümcü olarak değil kin ve nefreti artırarak yaklaştı. Bu yaklaşımlar Avrupa da ipleri iyice gerdi. İplerin gerilmesinde en büyük etken ABD oldu. Rusya'ya karşı oluşan her adımı kullanan Amerika, bu olayı da sivilleri dikkate almadan yaptığı hamleler oluşan kaosu hızlandırdı. Sanatçıları ve filmleri dahi kapsayan yasak listeleri, deport etmeler ve yaptırımlar karşılıklı atışmalara döndü. Yaptırımlar doğalgaza ve milli paraya dönünce işin rengi değişti.
Rusya, doğalgaz vanalarını kapatarak Avrupa'ya yapılmaz denileni yaptı. SSCB'nin son zamanlarında yaptığı anlaşmalarla Rus gazına bağımlı olan Avrupa kışa tedbirsiz yakalandı. Rus ekonomisi büyük oranda gaza bağlı olmasına rağmen bu hamleyi yapmış olması ardında bir Çin desteği düşüncesi oluşturmakta. Üretimini artırıp güçlü sanayisi ile gelecek beş yılın dünya devi olması beklenen Çin, Rusya'ya desteğini sürdürdü. Bu destek ona Rusya'nın elde kalan ucuz doğalgazını almasına neden oldu. Çin ise Avrupa'ya ısıtıcılı battaniye ve ısıtıcılar satarak ekonomi hacmini giderek daha güçlü hale geldi.
Doğalgaz vanalarının kapanması sonrası Avrupa, ısınmak için kömür ocaklarını yeniden açtı. Okullarda ahşap yakılması için sobalar yeniden piyasaya çıktı. Çin'den gelen ürünlerle ısınmaya çalışılacak. su kirliliği, kirli hava, iklim değişikliği ve diğer çevre sorunları ile mücadele de büyük mücadele harcanırken ve bu mücadele AB üyelik şartı olarak görülürken fosil yakıtlarının tekrardan kullanılması bu mücadeleyi boşa çıkaracaktır. Yaşanan bu çatışmalar gelecek kuşağı derinden sarsacak.



Yorumlar